YURTLAR
Yurtta yaşam
| Yurtta yaşam |
|
|
|
Hayatı öğrenmek için, hastanede ya da hapisanede kalmak gerekir, derler. Askerlik de bazen bu kategoride anılır. Fakat kimse öğrenci yurtlarından bahsetmez. Oysa yurtlar hayatın önemli bir bölümünün öğrenilebildiği, eğitim hayatında en az okul kadar etkili yerlerdir. Eğer hiç yurtta kalmayarak öğrencilik hayatınızı bitirmişseniz kendinizi eksik sayın. Çünkü diplomada bile belirtilebilecek ciddi bir kayıptır, kaçırdığınız.Ben geçen yıl devlet yurdunda kaldım, bu yıl da özel yurtta kalıyorum. Kıdemli oldum, lüksleştim yani. Peki nasıldır yurtta yaşam ve ikisi arasındaki farklar nedir? Devlet yurdunda; 1)Daracık demir bir dolaba sahip olursunuz. Bu dolap sizin tüm kıyafetlerinizi, havlunuzu, kitaplarınızı, defterlerinizi, şampuanınızı, sabununuzu... taşımak zorundadır. Eğer eşyalarınızı açıkta bırakacak olursanız bu dağınıklıktır, memurlarca uyarılırsınız. Ayakkabılarınızı yatağın altına atmak suretiyle toplamış olabilirsiniz. 2)Yatağa kendi nevresiminizi sermek yasaktır.KYK damgalı çarşafları kullanmak zorundasınız.3)Ranzalarda alt yatağı seçerseniz, koltuk olmadığından ve sandalye kıtlığı yaşandığından herkes sizin yatağınıza oturacak, gazetesini çekirdeğini yatağınıza serecektir. Yok ben pisliğe gelemem, üst yatak olsun, derseniz; merdiven olmadığını, çeşitli tırmanma eğitimlerinden geçmiş biri olmanız gerektiğini hatırlatayım. Zira ben ilk dönem boyunca üst yatakta yattım ve nereye basacağımı bilemediğim ayaklarımı çekmek suretiyle tırmanırken omzumu sakatladım. Gece tualetim gelmesin de karanlıkta o inme, tırmanma telaşını yaşamayayım diye yatmadan 3 saat önce su içmeyi bırakıyordum.4)Maalesef halı lüksünüz yoktur. Daima ayakkabı veya terlikle dolaşmak zorundasınız. Ayaklarınızı sadece banyodan banyoya görürsünüz.5)Yemekhanede yemek çıkmasına rağmen belli bir saati vardır ve hemen tükenir. Ben genellikle yetişemezdim. Mutfak da yok! Neler yapılabilir? Su ısıtıcısı bulundurmak yasaktır ama kimse görmeden onu tualete götürmeyi başarıp orada su ısıtabilirsiniz ve çabuk çorba yapabilirsiniz, yanına da konserve bir şeyler açarsınız. Buzdolabınız olmadığı için çürümüş salatalık malzemelerden iyi olanlarını ayıklayıp, onları yine tualetteki lavabolardan birinde yıkayıp bir salata hazırlayabilirsiniz. Ben hiç denemedim ama istatistiklere göre ütüyle tost yapma oranı da çok yüksek!6)Girişte çıkışta kart okutursunuz. Gece 23:00 son giriş saatidir. Bu saati geçenler hakkında disiplin işlmeleri başlatılır. Tabi cinsiyetinize ve siyasi görüşünüze göre bu giriş saati 01:00-02:00'ye uzayabilir.7)Odalarınız, dolaplarınız kontrol edilir. Alkollü içki sokmak yasaktır. Hele içmek, direkt atılış sebebinizdir.8)Odalarda priz yoktur, telefonlarınızı şarj kutularında ya da etüt salonları, tualet gibi halka açık ama prizi olan yerlerde şarj edersiniz.Özel yurtta; 1)Daha geniş, genellikle ahşap dolaplarınız vardır. Ekstradan ayakkabılığınız bile olabilir.2)İstediğiniz çarşafı serebilirsiniz ama yıkanmasından kendiniz sorumlu olursunuz. Yurdunkiler de en azından kötü kokmuyordur ve damgalı değildir.3)Ranza mevzuu aynen geçerlidir, fakat üstte yatanlar için gayet pratik merdivenler vardır.4)Ayakkabıları çıkarmak burada da mübah değildir. 5)Yaşasın! Bir mutfağınız ve buzdolabınız var. Ocak, fırın, hatta bulaşık makinesi bile var. Lükse bakın. 6)Kart okutma sistemi maalesef yine vardır. Ama giriş çıkış saatleri daha esnektir, belki de benimki gibi sınırsızdır. Saat gözetmeden sinemaya, tiyatroya gidebilirsiniz. 7)Alkol yine yasaktır ama... :) 8)Odalar priz dolu. Telefonunuzu, laptopunuzu şarj edebilir, gece lambası bile takabilirsiniz. Ama ne olursa olsun yurt, yurttur. Rahatlığı eve benzemez. Hiçbir şey tam sizin değildir. Biri uyumak isterken, biri müzik dinlemek ister. Aynı anda banyoya giresiniz tutar. Sabah okula giderken tualet kuyruğu yaşarsınız. Buzdolabındaki yiyecekleriniz karışır. Özel işlerinizi, telefon konuşmalarınızı ulu orta yaparsınız. Yine de çok eğlenceli, keyifli yönleri yok değildir. Bir sürü memlektten farklı insanlar tanırsınız. Farklı kültürler öğrenirsiniz. Yeni bir aile edinirsiniz, ailenize insan seçmek için oldukça geniş bir kadronuz vardır. Paylaşmayı öğrenirsiniz, memleketten gelenler anne yemeği getirir, hemen üşüşürsünüz. Sabaha kadar oturur çene çalarsınız. Uyku tumadığında oturup tavla atacak birileri hep vardır. Hep birlikte sinemaya gidebilirsiniz, dışarı çıkmak istemiyorsanız derhal bir parti düzenleyebilirsiniz. Anne özleminizi temizlikçi teyzeler, ağbi özleminizi de güvenlik görevlileri giderir. Ne kadar güzel olsa da hiç çıkmadan bütün gün yurtta durmayın. Çünkü evde oturan ölürse, yurtta oturan geberir, benden demesi.
|
| < Önceki |
|---|














